1 Ocak 2009 Perşembe

FİLİSTİNLİ ÇOCUK


FİLİSTİN'Lİ ÇOCUĞUN MEKTUBU

Bağışlayın beni!
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim.
Kelebek kanatları boyamayı,
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim.
Bağışlayın beni.
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben.
Yaşım 13
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm.
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım.
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım.
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle.
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim.

Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım.
Gömdüğümüzde onumda.
Ablam 15’inde terk etti evi.
15’inde kızlar okula gider.
17’sinde dantel örer.
Çeyiz sandığı düzer.
Bizim burada 15’inde kızlar savaşa gider.
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana.
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin.
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin. Ya da…
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?
Filistin’im ben anlıyor musunuz?
Ama yine de yaşıyorum işte.
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik.
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık.
Patlamamış el bombaları topladık.
Mayınların üstünde sek sek oynadık.
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik.
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz.
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz.
Evimizi yıktılar dün.
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar.
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar.
Üç arkadaşım can verdi.
Üç küçük çocuk.
Bağışlayın beni, kurtaramadım!
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım.
Elim düştü yere, kolum çaresiz…
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz.
İşte orada kankardeş olduk biz.
Gözlerim karardı önce.
Başım döndü.
Ama uyumak istemiyorum.
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum.
Bağışlayın beni!
Tutamadım kendimi.
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi.
Kaybettim kan kardeşlerimi.
Yaşım 13.
Burada çocuklar çocuk olmaz.
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar.
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,
beşiklere bile mezar kazar.
Ölümlerin içinden büyüyorum.
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum.
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?
Filistin’im ben anlıyor musunuz?

30 Aralık 2008 Salı

Yürü be İhsanım Kadıköy içinde bir üfürük....

Aklı selim okunası bir röportaj,bloga geç konulmuş bir röportaj.Hoca efendi hadi sağlam bir üfürük daha Kadıköyde kupayı alalım.Beşiktaş uyuma değerlerine sahip çık !!!Siyasetinize GALATASARAY'ımızıda alet ettiniz ya;edenede,ettirenede yazıklar olsun...

Ertuğrul Sağlam’ın gönderilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Mesela Ertuğrul Sağlam karısının türbanlı olması ve Fethullah Gülen ile yakınlığı ile eleştirildi.

Ertuğrul’un zamanında Ertuğrul takımdayken bir sürü insan kadını erkeği biz Galatasaraylıyız ama Fenerliyiz ama sırf Ertuğrul için ellerimizi açtık Allah’a dua ediyoruz diyorlardı.Bir adamı gördüm Kabe de tavaf ederken ki yalan konuşmaması lazım,umre zamanıydı,tavaf ediyordu beni gördü şaşırdı,bana sarıldı dedi ki "Neye tavaf ediyorum biliyor musun Fenerbahçeliyim ama dedi sırf Ertuğrul’u başarısı için dua dua ediyorum" İşi Beytullaha’a kadar taşımış yazık. Futbolu buralara getirdin dedim ya, başımıza husumet gelecek dedim.

Şaka gibi bu anlattığınız.

Bir Fenerbahçeli’nin yapması,bir Beşiktaşlı belki bunu yapabilir çok şey ama,onun başarılı olabilmesi için bir çok el havaya kalkmıştı.Ertuğrul sürpriz başarı alınca telefon açıyordum diyordum “Bak sakın kerameti kendinden bilme ha, Biliyorum ağbi diye cevap veriyordu. Bütün milletin elleri havada sabaha kadar millet sakalından kendini asıyor Ertuğrul başarılı olsun diye,herkes dua ediyor.

Dini tercihlerin futbolun bu kadar içinde olması doğru mu?

Bir örnek vereyim. Galatasaraylı futbolcular çok kötü gittiği dönemde Fetullah Hoca ile görüşmek istediler. Ben onları Hoca/nın yanına götürdüm. Bir kahvaltıda buluştuk.

Kaç kişi?

Neredeyse bütün takım. Sonra Fetullahçı takunyalı yazdılar ama namazında niyazında futbolcular UEFA şampiyonluğunu sağladı.

Gülen’in etkisi mi oldu diyorsunuz yani?

Evet kesinlikle. İş çok kötüye gidince bir gün bunları topladık sabah kahvaltısına abilerinin yanına Hoca Efendilerinin yanına getirdik. Hocam dedik, böyle bir sıkıntı var hakikaten de başarısızlar. Ya sekizinci sırada falanlar ,ve Hoca Efendi onlara bir şey dedi, onun futbolla alakası yok bir kere maça gitmiş, o da tesadüfen ..

Galatasaraylı değil mi?

İlk maçı Galatasaray maçıymış arkadaşı götürürken kalede de Turgay varmış o zamanlar. Hatta Turgay Abiyi ben Hoca Efendiyi ziyaret ettiğimizde onu anlatmıştı. Galatasaray’a öyle bir sempatim var dedi, Türkiye’nin yarısı Galatasaraylı oldu ondan sonra.

Bırakan olmamış mıdır peki?

Hayır. Bizim çünkü futbolla hiç alakası olmayan bir kesim birdenbire bir baktık fanatik tutmaya başladı hepsi Galatasaraylı oldular.

Peki Galatasaraylı futbolcuları götürdünüz…

Hoca orada enteresan bir şey söyledi,ben bu kadar yöneticilik yaptım,motivasyon özelliğim vardır,hiç benim duyamayacağım bir şey söyledi hakikaten Galatasaraylıların içerisinde bir çekişme vardı,yabancılarla yerli bilmem ne,beş altı tane yedi tane böyle dindar bir ekip var.

Gülen mi motive etti yani?

Evet. O ara dedi ki maça giderken dedi,kendinize dua etmeyin dedi,arkadaşınıza dua edin,arkadaşlarınıza edin,o zaman onlar da size ettiği için dualar katlanır dedi,halbuki şunu söylemesinde ki gaye şuydu: Bu işlik yapmayın topu kendinize değil, topu takım için oynayın. Bir takım ruhu getirecek bir mesaj vardı orada. Ben bir futbol yöneticisi olarak o mesajdan bunu aldım. Şu kadarını söylüyorum yemin ederek söylüyorum o sıra Avrupa Şampiyonluğu da geldi ve bütün artık bütün başarıların birbirine kenetlenip o efsane kadro, taa olayları buraya ve öyle bir kökten kardeşlik havası kuruldu ki orada bunların içerisinden hiç alakası olmayan onların aralarında yani şu veya bu şekilde din ile ilgisi olmayanlarda öyle güzel kaynaştılar ki. Hala bu kaynaşma, Galatasaray en güzel bu örneği veren takım. Sonra da UEFA’da Avrupa’da bilmem nerede büyük başarılar elde ettiler bir de tabi orada o başarılar öyle devam etti gitti.

Yani GS’nin UEFA kupasını almasında Fethullah Gülen’nin etkisi var diyorsunuz?

Evet.Şimdi ben tabii o sihirli cümle gibi geldi bana ve ondan sonra maç kaybettiklerini görmedim. Çok istisna bir şekilde birlik ve beraberlikleri sağlandı. Adeta mihenk noktası ben orası gibi düşünüyorum. Zaten sadece ben değil bütün futbolcular da böyle düşünüyordu.

Peki Beşiktaş'ta nasıldır durum? Futbolcuları Gülen ile tanıştırdınız mı?

Beşiktaş’ta böyle dini bir şeyler yok.

Ertuğrul Sağlam’ın döneminde?

Ertuğrul, Hoca’ya münferit olarak öyle bir gönül vermiş birisiydi çok sever sayar.

Yazının adresi.....

28 Aralık 2008 Pazar

GalataSaray Tarihinde Bugün


GALATASARAY 1- FERENCVAROS 1

20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’ya damgasını vuran Macar futbolunun en gözde temsilcisi de Ferencvaros takımıydı. İşte o Ferencvaros’u Cumhuriyet’in ilanının hemen sonrasında Galatasaray, Taksim Stadı’nda ağırlamıştı. Daha önce Galatasaray’ın Avrupa turnelerinde karşılaştığı ve farklı mağlubiyetler aldığı Ferencvaros, karşısında alınacak az farklı mağlubiyet bile başarı olarak görülebilirdi. 28 Aralık 1923 günü Taksim Stadı’nda oynanan Galatasaray-Ferencvaros karşılaşması beklenenin aksine denk kuvvetlerin mücadelesi şeklinde geçmiş ve 1-1 beraberlikle sonuçlanmıştı. Herkesin karşılaşmayı rahat kazanacağını düşündüğü Ferencvaros, Galatasaray’ın etkili oyunu karşısında beraberlik ile yetinmek zorunda kalmıştı.

İstanbul’da memnuniyetle karşılanan bu sonuç, Galatasaray’ın Avrupa’daki başarılar zincirinin bir halkası olarak tarihe geçerken, Ferencvaros daha sonraki maçlarında gerçek kimliğini ortaya koymuş ve farklı galibiyetler almayı başarmıştı. Altınordu’yu 8-0, Fenerbahçe’yi ise 4-0 mağlup eden Ferencvaros, İstanbul’daki son maçında ise Galatasaray-Fenerbahçe karmasını 3- 0 yenerek Türkiye’den ayrılmıştı.

Aslantepe & AliSamiYEN

Alttaki postta Kewell'in fikrini paylaşmıştık sizlerle şimdide haberin orjinalini verelim.Bariz bir yanılgı olduğunun resmiyetini okuyucular zaten farkındalar...Bu arada ASLANTEPE hızla şekilleniyor...

'Dünyanın en iyi atmosfere sahip statları' listesinde Ali Sami Yen 13., Şükrü Saracoğlu ise 28. sırada yer aldı. BJK İnönü Stadı ise ilk 50 stat arasında kendine yer bulamadı.

'Bir stattan daha çok mabedi andıran' başlığıyla yayınlanan ve yaptıkları listeyle 'Dünyanın en iyi atmosfere sahip 50 stadı'nı belirleyen İngilizler'in, geçmişte Ali Sami Yen Stadı'nda gördükleri ortamın etkisinden kurtulamadığı açıkça ortaya çıktı.

Listede, sadece 2 Türk takımının maçlarını oynadığı statlara yer verilirken; Galatasaray'ın maçlarını oynadığı Ali Sami Yen Stadı, kendisine 13. sırada yer buldu.

Fenerbahçe'nin maçlarını oynadığı Şükrü Saracoğlu Stadı ise 28. sıradan listeye girdi.

Listenin ilk sırasında Liverpool'un stadı Anfield yer alırken, Barcelona'nın stadı Camp Nou ikinci, Celtic'in stadı Parkhead ise 3. oldu.

İşte dünyanın en iyi atmosfere sahip 50 stadı:

50 El Monumental, River Plate
49 Bramall Lane, Sheffield United
48 The Den, Millwall
47 Stadium of Light, Sunderland
46 Stadio Luigi Ferraris, Sampdoria/Genoa
45 Stamford Bridge, Chelsea
44 Villa Park, Aston Villa
43 Britannia Stadium, Stoke
42 Loftus Road, QPR
41 Maksimir Stadium, Croatia
40 Stadio San Paulo, Napoli
39 Turf Moor, Burnley
38 Stade Felix Bollaert, Lens
37 Racecourse Ground, Wrexham
36 Ayresome Park, Middlesbrough
35 Stadio Olimpico, Roma/Lazio
34 Maracana, Brazil
33 Ashton Gate, Bristol City
32 Memorial Ground, Bristol Rovers
31 The Dell, Southampton
30: The Hawthorns, West Bromwich Albion
29: Stark's Park, Raith Rovers
28: ŞÜKRÜ SARACOĞLU, Fenerbahçe
27: Boothferry Park, Hull City
26: Upton Park, West Ham United
25: Elland Road, Leeds United
24: Tynecastle, Heart of Midlothian
23: Estadio Mestalla, Valencia
22: Ninian Park, Cardiff City
21: Roker Park, Sunderland
20: La Bombonera, Boca Juniors
19: Hampden Park, Scotland
18: Stade Velodrome, Marseille
17: Millennium Stadium, Wales
16: Hillsborough, Sheffield Wednesday
15: Ibrox, Rangers
14: Westfalenstadion, Borussia Dortmund
13: ALİ SAMİ YEN, Galatasaray
12: Maine Road, Man City
11: White Hart Lane, Tottenham Hotspur
10: Fratton Park, Portsmouth
9: Wembley (the one with the Twin Towers), England
8: Santiago Bernabeu, Real Madrid
7: San Siro, AC Milan/Inter Milan
6: Goodison Park, Everton
5: Old Trafford, Manchester United
4: St James' Park, Newcastle United
3: Parkhead, Celtic
2: Camp Nou, FC Barcelona
1: Anfield, Liverpool

O an


Arsenal futbol takımının yıldızı Eduardo ve Birmingham takımının oyuncusu Martin Taylor'ın 'çarpıştığı' ve Eduardo'nun ayak bileğinin kırıldığı o korkunç an kameralara böyle yansıdı.

Bir hışımla geçti pehhh pehhh pehhh pehhhhh azimle sıçan finishi göğüsler...

Doğuştan taraftar,tarafmı yoksa karşı tarafmı bilmiyorum ama ilginç bir kare :)

Testistus vuruş stili...

Lavazza Takvimi

İtalya tüm markalarını, kendi yaşam zevki ve sanat geleneğiyle destekleyen bir ülke. İster otomobil lastiği üretsinler ister kahve. Dünyada Pirelli takvimi gibi bir başka takvim daha var. Her yıl çarpıcı fotoğrafları bir takvimde toplayan kahve markası Lavazza, 2009 takvimini tanıttı. Bu yılın konusu İtalyan Stili. Dünyaca ünlü fotoğrafçı Annie Leibovitz, Lavazza adlı İtalyan kahve markası için çok özel bir 2009 takvimi hazırladı. Sanatçı, birlikte çalıştığı Eva Riccobono, Elettra Rossellini Wiedemann, Alessia Piovan, Gilda Sansone ve Kate Ballo gibi mankenlerle İtalya'nın sembolü olan pek çok unsuru yeniden canlandırdı. Leonardo Da Vinci'nin ünlü çizimi, Fellini'nin Tatlı Hayat filminde Anita Ekberg'in Trevi Çeşmesi'ndeki pozu , Venedik Karnavalı Leibovitz'in bu çalışmadaki esin kaynaklarından bazıları.
Lavazza’nın sahiplerinden Francesca Lavazza "Espresso İtalyan hayat tarzının ikonlarındandır. İtalyan hayatı kahve etrafında döner. İtalya’yı anlatma sırası bizde" diyor. İşte o ilginç takvimden yapraklar.








Kewell Derki


Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Harry Kewell, Avustralya'nın SBS televizyonuna konuştu. Yaptığı açıklamada sarı-kırmızılı taraftarlara övgüler yağdıran ünlü oyuncu, "Türkiye'de taraftarlar inanılmaz. Ali Sami Yen Stadı'ndaki atmosferi başka hiçbir yerde görmedim" dedi.

Türkiye'ye geldiği gün, havaalanında büyük bir kalabalık tarafından karşılandığını kaydeden Kewell, "Önce 20-25 gazeteci gördüm. 'Normal' dedim. Sonra sesler gelmeye başladı. 'Ne kadar gürültülü bir havaalanı' diye düşündüm. Ancak kapının açılmasıyla birlikte yüzlerce taraftar etrafımı sardı. O kapalı alanda meşale bile yaktılar ve tezahüratlarla bana 'Hoşgeldin' dediler. O günü unutabileceğimi sanmıyorum" şeklinde konuştu.

Avustralyalı yıldız, Dünya Kupası düzenlemeye talip olan ülkesiyle ilgili olarak da, "Avustralya'nın tesis açısından hiçbir eksiği yok. Her ülkeden insan yaşadığı için tribünler de dolar. Ancak Ali Sami Yen'deki atmosferi buraya transfer etmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

İL ROMANİSTA


Ancelotti şaka yapar : şampiyonluğunu Spalletti kazanır fakat ondan sonra biz kupaları kaldırırız

MARCA

Platini bir kıyak yapmalısın.....

18 Aralık 2008 Perşembe

Muhtemel Rakipler

Just a GREAT MOVIE TERA HAPPY END
System FLORES mission impossible
Cardozo is very likely
I play with 3 advanced

Benfıca'sın dedık yersin parcalarsın dedik kendinde acayip gaza gelmiştin ama Futbol işte bundan güzel :)))

UEFA Kupası B Grubu'nda son maçlar bitti ve puan durumu şekillendi! Metalist'in Benfica'yı yenerek grubu lider bitirmesi sonucu temsilcimiz Galatasaray ikinci sırada yer aldı! İşte, 3. tur kura çekimine 2.'ler arasında girecek olan Aslan'ın karşısına çıkabilecek muhtemel rakipler!

UEFA Kupası B Grubu'nda son hafta öncesinde maçlarını tamamlayan ve grubunu 4 maçta topladığı 9 puanla bitiren temsilcimiz Galatasaray'ın, grubundaki son durum şekillendi.

İlk maçta Olympiakos'u İstanbul'da 1-0 yenen, Benfica deplasmanında 2-0'la galip gelen Galatasaray, 3. maçında Metalist Kaharkiv'e tek golle yenilmiş, 4. maçında ise Hertha Berlin'i devirmişti.

Kendisi gibi grutan çıkmayı son maçlar öncesinde garantileyen Metalist Kharkiv'in, Benfica deplasmanında alacağı sonucu merakla bekleyen Aslan, 7 puanlı rakibinin kazanamaması halinde grubunu lider olarak tamamlayacak ve Cuma günü çekilecek kura çekiminde gruplarını 3. sırada bitiren takımlarından biriyle eşleşecekti.

Metalist'in Portekiz'den alacağı bir galibiyette ise Aslan, 10 puana yükselecek olan rakibinin ardından ikinci sırada kalacak ve son 32 (3.tur) için yapılacak kura çekiminde Şampiyonlar Ligi'nden gelecek bir takımın rakibi olacaktı.

Metalist Kharkiv Portekiz'de rakibi Benfica'yı tek golle devirdi ve puanını 10 yaparak B Grubu'nu zirvede tamamladı.

Bu sonuçla grubu 9 puanla ikinci sırada tamamlayan Galatasaray ise Şampiyonlar Ligi'nde gelecek bir ekiple son 32 mücadelesi vermeye hak kazandı. UEFA Kupası 3. tur kuraları 19 Aralık Cuma günü TSİ 14.00'de İsviçre'nin Nyon kentinde çekilecek. Öte yandan son 16 kuraları da aynı gün belli olacak ve Galatasaray'ın turu geçmesi halinde hangi takımların arasındaki maçın tur atlayanıyla eşleşeceği de şekillenecek..

GALATASARAY'IN MUHTEMEL RAKİPLERİ
Bordeaux (Fransa)
Werder Bremen (Almanya)
Shakhtar Donetsk (Ukrayna)
Marsilya (Fransa)
Aab (Danimarka)
Fiorentina (İtalya)
Dinamo Kiev (Ukrayna)
Zenit St. Petersburg (Rusya)
Blog Widget by LinkWithin